
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un tarihî yarımadasında Bizans döneminin su mühendisliğini ve yer altı mimarisini gösteren görkemli bir yapıdır. Sultanahmet çevresindeki konumu sayesinde Ayasofya, Topkapı ve diğer tarihî duraklarla birlikte planlanabilir; ancak güncel ziyaret düzeni ve etkinlik uygulamaları önceden kontrol edilmelidir.

Sarnıcın İmparator Justinianus döneminde, 6. yüzyılda büyük sarayın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırıldığı kabul edilir. Bazilika Sarnıcı adıyla da anılan yapı, İstanbul'un su yolları ve depolama sisteminin şehir yaşamındaki önemini anlamaya yardımcı olur.

İç mekânda sıralanan sütunlar, kemerler ve tonozlar geniş su haznesinin taşıyıcı düzenini oluşturur. Farklı yapılardan devşirildiği düşünülen bazı parçalar, sarnıcın uzun tarih boyunca onarım ve dönüşüm geçirdiğini gösterir. Ziyaret sırasında bariyerlere yaklaşmamak ve taş yüzeylere dokunmamak gerekir.

Sarnıcın en çok ilgi gören ayrıntıları arasında farklı yönlerde yerleştirilmiş Medusa başı blokları bulunur. Bu parçaların kökeni ve yeniden kullanımına dair yorumlar farklılık gösterebildiği için kesin olmayan anlatılar temkinli değerlendirilmelidir.

Restorasyon, aydınlatma, sergi ve etkinlik uygulamaları sarnıcın ziyaret deneyimini dönem dönem değiştirebilir. İçeride nem ve düşük ışık hissedilebileceği için rahat ayakkabı kullanılmalı, fotoğraf kurallarına uyulmalı ve kurumun güncel duyuruları esas alınmalıdır.
Yerebatan Sarnıcı, Fatih ilçesinde Sultanahmet Meydanı ve Ayasofya çevresinde yer alır. Sultanahmet tramvay durağından kısa bir yaya yürüyüşüyle ulaşılabilir; Marmaray ve vapur bağlantılarıyla gelenler tarihî yarımadadaki toplu ulaşım seçeneklerini kullanabilir. İstanbul geneli için İstanbul'da gezilecek yerler rehberine bakılabilir.
Yerebatan Sarnıcı; Justinianus döneminin su yapısını, sütunlu yer altı mimarisini, Medusa başlarını ve İstanbul'un çok katmanlı tarihini aynı ziyaret içinde görme imkânı sunar.