
Doğada suyun bulunması, o suyun içilebilir olduğu anlamına gelmez. Dere, pınar, kuyu ve göl çevresi hayvan, tarım, atık, kanalizasyon veya doğal tortu etkisi taşıyabilir. Kaynağı bilinmeyen suyu doğrudan tüketmemek temel güvenlik kuralıdır.

Berrak ve soğuk akan su bile mikroorganizma veya parazit taşıyabilir. Kaynağın üst tarafındaki yerleşim, hayvan geçişi ve yağış sonrası yüzey akışı kontrol edilmeden su içilmemelidir.

Hayvan izleri, dışkı, ölü hayvan veya yoğun hayvan geçişi suyun mikrobiyolojik riskini artırabilir. Bu işaretler görünmüyor olsa bile risk yok sayılmaz; su uygun şekilde arıtılmadan tüketilmemelidir.

Tarım alanı, maden, yol, sanayi, yakıt veya atık bölgesi yakınındaki su kimyasal olarak kirlenmiş olabilir. Koku, renk veya yüzeyde tabaka görülmesi uyarıcıdır; ancak hiçbir belirti olmaması da güvence değildir.

Yağış, toprak ve atıkları suya taşıyarak bulanıklığı artırabilir. Bulanık su önce değerlendirilmeden toplanmamalı; filtreleme veya kaynatma kimyasal kirlenme ihtimalini ortadan kaldırmadığı için şüpheli kaynaktan uzak durulmalıdır.

Rota öncesi belediye, park, kamp alanı veya resmî kurumların güncel su duyuruları kontrol edilmelidir. Kaynağın güvenilirliği doğrulanamıyorsa yeterli su taşımak, rotayı kısaltmak veya yardım istemek daha güvenlidir.
Doğal su kaynaklarının tehlikeleri çoğu zaman görünmezdir. Kaynağı doğrulamak, doğrudan içmemek ve kimyasal riskte suyu arıtmaya çalışmak yerine uzaklaşmak gerekir.