Türkiye'nin En Güncel Gezi Rehberi...
instagram facebook twitter pinterest tumblr
Gezi Rehberi

Tarihte Uludağ

Yunan mitolojisinde tanrıların ve tanrıçaların Ambrosia yeyip nektar içtikleri, şölenler düzenledikleri bir dağ olarak tanımlanır Olympos.

Parıltılı zırhlar içinde üstün, soylu ve heybetli bir görünüşü olan tanrı Zeus, bulutların kapı olduğu, mevsimlerin koruduğu Olympos’ta karısı Hera ve diğer tanrılarla birlikte otururdu.


Onlara Olympos’lular denilirdi ve babası Kronos'u gökten kovup yer altındaki kör kuyuya hapseden Zeus en güçlüleriydi.

Yunanistan'dan Anadolu'nun en doğusuna yirmi kadar Olympos vardı.


Antik çağın ünlü tarihçilerinden Halikarnassoslu Herodot'a göre kutsal olanı Bursa'nın simgesi Uludağ'dı ve Olymposlu tanrılar Troia'nın yok oluşunu bu dağın doruğundan seyretmişlerdi.

Ormanları vahşi kabilelerin yurdu, Yunanlı filozof Xenophon'a göre aslan, kaplan, vaşak, panter gibi yabani, korkunç hayvanların barınağıydı.


Frig kralı Midas'ın yeğeni Adrastos zenginliğiyle ünlü Lidya Kralı Kroisos (Karun)'un oğlu Atys'i Olympos'un eteklerinde çıktıkları bir domuz avında öldürmüştü.

MÖ. 4.yy dan sonra Bursa'ya bakan kuzeyi Bithynian Olympos, batısı ise Olympos Mysios olarak bilinirdi.

Lydialılar, Phrygialılar ve Maionialılar ile birlikte müttefik kuvvetler olarak Akhalılara karşı savaşan Mysialılar Troia’dan mağlup dönseler de en azından dağın paylaşımı konusunda Bithynialılara karşı üstünlük sağlarlar ve dağ "Olympos Mysi­os" olarak anılmaya başlanır.

Strabon, "Geographumena" adlı eserinde dağın Mysialılar ile özdeşleştiğini ve yoğun bir Mysialı nüfusu barındırdığı için dağa Olympos Mysios denildiğini bildirir. Mysia'nın Lydia dilinde kayın ağacı anlamına geldiğini, Olympos çevresinde çok fazla kayın ağacı olmasından dolayı çiftçilikle geçinen bu halkın Mysialılar olarak tanındığını Lydia'lı Xanthos ile Eleia'lı Menekrates'ten aktarır.


Mysialılar ve Bithynialılardan sonra Romalı­lar da Olympos'u kutsal bilip saygı gösterirler. Olympos'lu tanrılar ve tanrıçalar adına tapınaklar, anıtlar dikerler.

Hristiyanlığın Roma İmparatorluğunun eşit dinlerden biri olarak kabul edilmesiyle mitolojinin Olympos'u 5. yy.'dan sonra tepeleri tıraşlı ve kıldan gömlekli Hristiyan keşişlerin inzivaya çekildikleri Oros Ton Kalogeron olur.

MS. 726'dan sonra resimlerle ibadeti yasaklayan İmparator III. Leon'un zulmünden kaçan Hıristi­yanların mekanıdır.

110 yıldan fazla süren ve çok canlara mal olan bu din savaşında Olympos manastırları imparatora karşı direnişiyle ün kazanır.

"Çok gölge veren sık ve yeşil ormanlar, ince şırıltılarla akan duru su kıyıları en güzel inziva yerleridir ve Allahlık adamlar böyle manzaraların ruhu yük­selttiğini, tenhalığın haşmetli sükûnetinin ruhlara da tesir ederek yalnız Allah'ı düşünmek gayesini kolaylaştırdığını söylerler." (Dr. Osman Şevki Uludağ)

ikona yanlılarının kutsal dağı, 14. yy.'da başı sarıklı, yeşil cüppeli dervişlerin yurdu Ruhban-ı Cebel'dir.

Yüzlerce yıl önce Bursa'ya gelen ya da Bursa'dan geçen yerli ve yabancı seyyahlar Keşiş dağını bir cennet bahçesine benzetirler.


Bursa'nın fethinden 314 yıl sonra, 1640 yılında Okçuzade Ahmed Çelebi ile Bursa'ya gelen Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Keşiş dağına yaptığı iki günlük geziyi anlatır ve Ab-ı hayata benzettiği pınarlardan, alabalıklarla dolu derelerden, derin vadilerden, yemyeşil ormanlardan söz eder.

Ünlü gezgin Charles Texier, Bursa gezisi sırasında yamaçlardan yukarılara doğru çıkar ve insanda şaşkınlık uyandıracak ölçüde güzel manzaralar görür, kestane ve çam ormanlarında dolaşır.


Sonrasında Osmanlının ilk başkentine gelen tüm seyyahlar bir günlüğüne de olsa Keşiş dağında gezmeyi ihmal etmezler ve din adına Bizans imparatorlarına başkaldıran, kafa tutan Olympos keşişlerinin izlerini ararlar.

Keşiş dağı sadece Ortodoks keşişlerin ve sonrasında Müslüman dervişlerin inzivaya çekildikleri bir dağ değildir. Bursalı Buzcu beylerinin yüzlerce yıl boyunca Ulubuzluktan kestikleri kar ve buz taşınır Osmanlı sarayına. Sarayın aşşab'ları üçüncü cemrenin toprağa düşmesinin ardından şifalı bitki toplamak için Keşiş dağının yollarına düşerler.

Kereste ticareti bölge ekonomisinin temelidir. Keşiş dağından indirilen ağaçlarla Osmanlı tersanelerinde Marmara kancabaşları, kalyonlar inşa edilir.

Fırınların, dokumacıların, hanelerin ihtiyacı olan odunlar Sultan Orhan'ın eşi Nilüfer hatunun adını taşıyan nehir yoluyla indirilir Bursa'ya.

Şehrin içme ve kullanma suları da bu Ulu dağdan sağlanır.


Fetihten 599 yıl sonra, 24 Eylül 1925 tarihinde Osmanlı'nın Keşiş dağı, Bursa ve İstanbul Vilayetleri Coğrafya Komisyonlarının birlikte gerçekleştirdikleri 10 günlük gezi sonrası tarih olur ve Dr. Osman Şevki Bey’in önerisiyle "Uludağ" adını alır.

1933 yılında bir avuç Bursalı Türkiye'nin ilk ve gözde kış turizm merkezinin temelini atarlar.

77 yıl önce aynı keşişler gibi, dervişler gibi ellerinde asa benzeri ba(s)tonları, omuzlarında kayakları ve sırtlarında heybeleriyle adam boyu karda düşe kalka yürüyen kayakçı kafileleri düşerler Uludağ yollarına.

Bahar geldiğinde Bursa'nın fethinde Osman Gazi'nin yoldaşlarına kerametiyle bereketlendirdiği ayranı dağıtan Doğlu baba dervişin mezarı çevresinde ilk çadırlar kurulur, yaz kampları başlar.

Sonra, 49 yıl önce...

Bilimsel, estetik ve turistik bir doğa harikası olan Uludağ'ın doğal yapısı ile karakteristiklerini olumsuz etkilerden korumak, turizm ve bilimsel çalışmalara katkıda bulunmak ve bu kaynak değerlerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla 11.338 ha'lık kısmı 20.09.1961 tarihinde "Milli Park" alanı olarak ilan edilir.

16.03.1976 tarihinde Milli Parkın daha bilimsel yönetilmesi amacıyla "Uludağ Milli Park Müdürlüğü" oluşturulur.

06.06.1996 tarihinde Alaçam bölgesi Milli Park sınırına dahil edilerek Milli Park alanı 12.762 ha.'a çıkarılır.


1933 yılında bir avuç Bursalının başlattığı çalışmalar 04.06.1986 tarihinde nihayete erdirilir ve Bursa'nın göz bebeği Uludağ, Bakanlar Kurulu kararıyla Turizm Merkezi ilan edilir.

06.01.1998 tarihinde yine Bakanlar Kurulu kararı ile "Bursa Uludağ Kış Sporları Turizm Merkezi" olur.

Yıllar sonra Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları ile Milli Park Alanı 1. Derece Doğal Sit Alanı, oteller bölgesinin bulunduğu alan ise 2. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilir.



admin / 20.01.2018 / 0 / 486

Yorum Ekleyin


Gezilecek Yerler

Gezi Rehberi

Butik Oteller

İnegöl'de Gezilecek Yerler

İnegöl'de Gezilecek Yerler

İnegöl gezilecek yerler nereleridir sorusunun yanıtı, bu bölgeye gezi veya
Sultanahmet'te Gezilecek Yerler

Sultanahmet'te Gezilecek Yerler

İstanbul'un Avrupa Yakasında bulunan ve Fatih ilçesine bağlı 57 mahalleden biri
Uludağ Milli Parkı Tanıtımı

Uludağ Milli Parkı Tanıtımı

1/25.000 ölçekli haritalar üzerinde yapılan ölçümlere göre Uludağ Milli Parkı
Kaz Dağları Gezilecek Yerler

Kaz Dağları Gezilecek Yerler

Dünyanın en önemli oksijen kaynaklarından biri olan Kaz Dağları, doğal çevrenin
Bursa Atatürk Kent Ormanı Tanıtımı

Bursa Atatürk Kent Ormanı Tanıtımı

Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer gibi büyük merkez ilçelere sahip olan ve nüfusu 3
1950 Yılında Yazılmış Uludağ Rehberi

1950 Yılında Yazılmış Uludağ Rehberi

(Bursa Sular idaresi Müdürü İhsan Uzer'in 1950 yılında Uludağ'ı tanıtmak
Kazdağı'nın Eteklerinde Tahtakuşlar

Kazdağı'nın Eteklerinde Tahtakuşlar

Türkiye'nin oksijen oranı en yüksek bölgesi olan Kazdağı yemyeşil doğası,
Çanakkale'de Gezilecek Yerler

Çanakkale'de Gezilecek Yerler

Tarih boyunca iki büyük savaşa sahne olan Çanakkale, Asya ve Avrupa'nın
Bursa'da Gezilecek Yerler

Bursa'da Gezilecek Yerler

Bursa büyüklük bakımından Türkiye’de 4. Şehrimizdir. Marmara'nın ise 2. Büyük
İstanbul'da Gezilecek Yerler

İstanbul'da Gezilecek Yerler

Adına binlerce kitap yazılıp binlerce şiirin döşendiği İstanbul sadece
Bizi Takip Edin!
15k
Twitter
8.6k
Facebook
21k
İnstagram
1.1k
Youtube
1.6k
Google
1.9k
Pinterest
Abone Olun!
up